Mersin Ceza Avukatı

TCK m. 106/1 uyarınca “bir başkasını, kendisinin veya yakının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.”

Bu suç tipinin temel özelliklerini şu şekilde belirtebiliriz:

  • Tehdit suçu soyut tehlike suçudur. Mağdurun korkmuş olması gerekli değil. Mağdurun iç huzurunun bozulmuş olması da gerekli değildir. Failin davranışı gerçekleştirmiş olması yeterlidir. Suçun oluşması için salt bir kötülüğün karşı tarafa bildirilmesi yeterli olmakta, ayrıca bir zarar ya da zarar tehlikesinin gerçekleşmesi aranmamaktadır.
  • Tehdit suçu salt hareket suçudur.
  • Tehdit suçu genel ve tamamlayıcı bir suç tipidir. Bazı suçlarda cebir ve tehdide araç olarak başvurulmaktadır. Böyle bir durumda cebir ve tehdit, söz konusu suçun unsuru ya da nitelikli hali olarak ortaya çıkmaktadır.
  1. madde 3 ayrı fıkradan müteşekkildir. Birinci fıkrası temel suç tipi, ikinci fıkrası nitelikli halleri, üçüncü fıkrası ise özel içtima düzenlemesidir.

Korunan hukuksal değer, kişinin yaşamı (Yar. 2. CD. 26.03.2008, 1342/4646- Yar. 4. CD. 26.05.2008 10519/11311), vücut dokunulmazlığı (Yar 4. CD. 20.12.2011 2009/28248, 2011/24576) cinsel dokunulmazlığı; malvarlığı ve kişinin iç huzurudur. İç huzuru bozulabilecek durumda olan kişi olması gerekmektedir.

Bu suçun failine ilişkin özel bir tanımlama yapılmamıştır. Dolayısıyla bu suçun faili herkes olabilir. Suçun mağduru irade hürriyeti veya iç huzuru bozulabilecek kişi bakımından herkes olabilir.

Eylem kısmında ise tehdidin muhatabın iç huzurunu bozması gerekli değildir. Bozmadığı zaman dahi objektif olarak iç huzuru bozmaya elverişli olması tek başına yeterlidir. Geçmişe yönelik kötülük bildirimleri doğal olarak iç huzuru bozamayacağı için tehdit olmaz.

Hareket kısmında ise serbest hareketli bir suç tipidir. Yani bu suç sadece sözlü veya yazılı bildirimle işlenmek zorunda değil.

Kötülük bildiriminin objektif olarak muhatabı korkutmaya elverişli olması gerekir. Ortalama bir insan bakımından o bildirinin kişiye yönelik geleceğe yönelik kötülük bildirimi olup olmadığına bakmak lazım gelir.

Failin söz ve hareketleri uyarı niteliğindeyse tehdit suçu oluşmaz. “Senin için hiç iyi olmaz” bir tehdittir ama “bu şekilde beslemeye devam edersen bunlar senin için iyi olmaz” uyarıdır. İma yoluyla da olsa kişiden muhatabına veya muhatabın bir yakınına kişinin imkanı dahilinde bir haksız kötülük bildirimi gerçekleştiriliyorsa artık uyarıdan değil tehditten bahsederiz.

Uhrevi yönden zarar verilmesi veya dini kötülük bildiriminde bulunulması durumunda genel kanı tehdit suçunun oluşmayacağından yanadır.

Tehditten söz edilebilmesi için, kötülüğün gerçekleştirileceğinin mağdura bildirilmiş olması gerekmektedir. Yani mağdurun herhangi bir yolla tehditten haberdar edilmesi gerekmektedir. Bu herhangi bir araçla veya üçüncü kişi aracılığıyla da yapılabilir.

Bildirilen zarar gerçekleştirilebilecek nitelikte değilse böyle bir beyan objektif olarak mağdur üzerinde bir korku yaratmaya elverişli olmadığından tehditten söz edilemez.

Yargıtay bazı kararlarında tehdidin ciddi olması koşulunu ararken, bunu, fiilin “bu suçla korunan hukuki yararı ihlal etmeye objektif olarak elverişli” olması şeklinde anlamaktadır. (Yar. 2. CD. 2.07.2007, 2007/6485, 2007/9889) (Yar. 2. CD. 19.03.2009, 17471/14214) (Yar. 18. CD., 27.09.2017, 40862/9712)

Nitelikli hallerde ise birincisi silahla işlenmesi;

Silah TCK m.6 kapsamındaki silahtır. Silahın somut olayda mağdur nezdinde daha korkutucu olacağı için iç huzuru bozmaya daha elverişli olacağı için daha ağır cezalandırılıyor. Silahın somut olayda kullanılmış olması gerekiyor. Silahın sadece kişinin yanında bulunuyor olması silahla tehdit bakımından yeterli değildir.

Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle;

Kişi kendini bu hale koymasına rağmen tanındıysa bu nitelikli hal uygulanmaz. Tehdidin kimden geldiğini kişi bilmez ise iç huzuru daha çok bozulur. Bu sebeple daha ağır ceza öngörülmüştür.

Özel işaret;

Mağdur nezdinde yine daha çok korkutmayı sağlayabilecek özel bir işaretin kullanılması gerekiyor. Yargıtay kararlarının en klasik örneği olarak; kişinin masasına gelip bir tane mermi koyması. Gizli numaradan veya sms ile yapılırsa Yargıtay bunu imzasız mektup olarak kabul etmiyor.

Birden fazla kişiyle birlikte;

Buradaki kriterimiz ise birden fazla kişinin hepsinin müşterek fail olmasıdır.

Var olan veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu suç örgütlerinden yararlanılarak suçun işlenmesi

Suçun manevi unsuru kasttır. Taksir söz konusu olmaz. Tasarlama kastı da aranmaz.
Teşebbüs bakımından ise sırf hareket suçu olduğundan dolayı bu suça teşebbüs mümkün değildir. Bölünebilen hareket olduğu zaman mümkündür.

Av. Halil BAKIRCI

Bahadır İlbey Bozce (*)

 

 

 

 

 

*Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Öğrencisi