Mersin Avukat

Tacir olmanın “nimetine göre külfeti de mevcuttur.” Bu anlayışla Türk Ticaret Kanunun 18-23. maddelerinde, tacir sıfatına bağlanan hukuki sonuçlar toplu şekilde düzenlenmiştir.

  • İflasa tabi olma

Bunlardan ilki ve en önemlisi budur. Tacir olan kişinin iflası istenebilmesi Türk Ticaret Kanunu md. 18’de hüküm altına alınmıştır. İflas demek ekonomik sona giden yol demektir.

TTK. md. 18/1’e göre, tacirler her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidirler. Bu borçlar gerçek kişi tacirin yalnızca ticari nitelikteki borçları değil aynı zamanda ticari işletmesini ilgilendirmeyen borçları da kapsam içerisine almaktadır.

  • Ticaret Siciline Kaydolma

Her tacir TTK md. 40/1 gereği, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içerisinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

Ticaret sicili, esas itibariyle ticari işletmelere ait bir sicil olduğundan, birden fazla ticari işletmesi bulunan tacirin de, her işletmesini ayrı ayrı tescil ettirmesi gerekir. (TSY md. 44/3)

  • Odalara Kaydolma

5174 sayılı Kanun’un 9/1. Maddesi gereğince ticaret siciline kayıtlı tacirler ve sanayici ve deniz taciri sıfatını haiz gerçek ve tüzel kişiler ile bunların şube ve fabrikaları, bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadır.

Meslek örgütü olarak bulundukları yerlerin odalarına kaydolmaları gerekir.

Ticaret siciline kaydın dışında bağlı bulundukları odalar neresiyse oraya da kaydolmaları gerektiğini belirtiyor kanun.

  • Ticaret Unvanı Seçme ve Kullanma

TTK. md. 18 gereği tacir, kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmeye kullanmaya mecburdur. Nitekim kanunun 39.maddesi gereği; Tacir, tacir ticari işletmesiyle ilgili işlemleri ticaret unvanıyla yapar; işletmesiyle ilgili senet ve diğer evrakı bu unvan altında imzalar. 40. Madde gereği de ticaret unvanının da ticaret siciline tescil ve ilanı gerekir.

Tacir, ticaret unvanı altına atacağı imzayı sicil müdürlüğüne verir.

 

 

  • Ticari İş Karinesine Tabi Olma

TTK md.19/1’in 1.cümlesi gereği tacirlerin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacirler bakımından istisnaları olan bu karine tüzel kişiler bakımından mutlaktır.

  • Ticari Örf ve Adete Tabi Olma

Ticari örf ve adetler tacirler bakımından mutlak olarak uygulanır.

  • Ticari Defter Tutma

TTK md. 18/1 gereği tacirler ticari defter tutmak zorundadırlar. Bu defterler kanunun 65.maddesine göre Türkçe tutulmak zorundadır. Aynı zamanda tacirler, bu defterleri, ticari işletmelerinin işleriyle ilgili belge ve kağıtları, mektupları, yazıları, sözleşme ve senetleri de düzenli şekilde saklamakla yükümlüdürler.

  • Basiretli İş Adamı Gibi Davranma

TTK md. 18/2 gereği her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi davranmakla yükümlüdür. Bu objektif bir yükümlülüktür. Yani bir tacirin ticaret yaptığı alanda objektif kriterlere göre o iş ve mesleğin gerektirdiği bilgi ve deneyime sahip olduğu kabul edilir. Aynı ticaret alanında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gereklidir.

Tacir, ticari işletmesi ile ilgili tüm faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi davranması gerekir.

  • Ücret ve Faiz İsteme

Ticari işletmenin amacının gelir sağlamak olması nedeniyle bu işletme aracılığı ile yürütülen iş ve hizmetlerin de ücret karşılığı yapılması zorunludur. Tacir, ticari işletmesi ile ilgili bir iş ve faaliyet yürütmüşse bunun karşılığında kararlaştırılmamış olsa dahi ücret talep edebilir. Aynı şekilde faiz de talep edebilir.

  • Ücret ve Cezanın İndirilmesini İsteyememe

TTK md. 22’ye göre, tacir sıfatını haiz borçlu, Borçlar Kanunu’nun 121/II, 182/III ve 525. Maddelerinde yazılı hallerde aşırı olduğu iddiasıyla bir ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.

İstisnai olarak ise kararlaştırılan ücret veya cezai şart çok yüksek ise yani eğer tacirin ticari hayatı yok olacak düzeyde ise tacir bu cezai şart veya ücretin indirilmesini talep edebilir.

  • Fatura Verme

TTK md. 21/1 gereği, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. Fatura talep eden tarafın tacir olması gerekmez.

  • Fatura ve Teyit Mektubuna Sekiz Gün İçinde İtiraz Etme

TTK md. 21/2 gereği bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hükmün doğabilmesi için gönderilen belgenin fatura niteliğini taşıması gerekir.

Fatura içeriğinden kastedilen ise bir faturada olması gereken unsurlardır.

  • İhbar ve İhtarları Belli Şekilde Yapma

TTK md. 18/3 gereği tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih ya da sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarlar noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta ile yapılır.

  • Hapis Hakkını Kullanmada Kolaylıktan Yararlanma

Hapis hakkı, kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde alacaklıya, zilyetliği altında bulunan borçluya ait taşınır mallar ile kıymetli evrakı iade etmeyerek, bunları alacağının teminatı olarak alıkoyma ve paraya çevirme yetkisini veren bir ayni haktır.

Hapis hakkının doğumu için gerekli olan kanuni şartlar şunlardır:

Alacaklı, borçlusuna ait taşınıra onun rızası ile zilyet olmalıdır; alacak muaccel olmalıdır ve alacaklının zilyetliğinde bulunan taşınır ile muaccel olan alacak arasında bir bağlantı bulunmalıdır.

  • Satış ve Mal Değişimlerinde Özel Hükümlere Tabi Olma

Tacirler adi borçlulara ve alacaklılara göre satış ve mal değişim sözleşmelerinde farklı hükümlere tabidir. Bunlar TTK md.23 ve 1530’da düzenlenmiştir.

Av. Halil BAKIRCI

Bahadır İlbey Bozce (*)

 

 

 

 

 

*Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Öğrencisi

 

 

 

KAYNAKÇA:

Prof. Dr. Sabih ARIKAN- Ticari İşletme Hukuku