REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU:

Mersin Avukat Halil BAKIRCI

Adaletin İçin

Türk Ceza Kanunu’nda cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamında düzenlenen bir suçtur.

 

Şikaye Tabi Suç Kısmı:

Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Şikayet Aranmayan Kısmı:

Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın on yıldan on beş yıla kadar cezaya hükmolunur.

 

Mersin Ceza Avukatı

En iyi avukat, en iyi ceza avukatı sizin güvendiğiniz avukattır.

 

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI:

  1. Ceza Dairesi         

2018/6996 E.  ,  2018/7673 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : …, …, …, …, …, …, …, …
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanık ile suça sürüklenen çocuklar Önder, Mahmut Gökhan, Barış, Yiğit, Mehmet Sadık, Barboros ve Mehmet’in atılı suçlardan mahkumiyetleri ile suça sürüklenen çocuklar Önder, Barış, Yiğit haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuk …’un beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure vekilinin tüm hükümlere, suça sürüklenen çocuklar Barış ve Yiğit müdafilerinin hükmün açılanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklar Barış ve Yiğit müdafileri ile mağdure vekilinin Önder, Barış, Yiğit haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarına, ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca itiraz kabul edilerek gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından ayrıca Kayden 01.03.1992 doğumlu olup kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 03.07.2012 tarihli duruşmada yirmi bir yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, sanıklardan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, tayin edilen vekilin diğer hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık …, suça sürüklenen çocuklar Mahmut Gökhan, Mehmet, Barboros haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuklar Barış, Yiğit, Önder, haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mağdurenin hamile olduğunun ailesi tarafından öğrenilmesi üzerine şikayetleri nedeniyle soruşturmaya başlanıldığı, 03.09.2007 ve 07.04.2008 tarihli savcılık beyanlarında sanık ve suça sürüklenen çocukların eylemlerinden bahsetmeyen mağdurenin 29.05.2008 tarihli savcılık beyanında ise rızası dahilinde ilişkiyegirdiği şeklinde anlatımda bulunmasına karşın 10.06.2008 tarihli kolluk beyanında Barış ve Yiğit’in zorla, diğerlerinin ise tehditleri nedeniyle ilişkiye girmek zorunda kaldığı yönünde çelişkili anlatımlarda bulunması, sanık ve suça sürüklenen çocukların suçları işlemediklerine yönelik savunmaları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında mağdurenin hiçbir yan delille desteklenmeyen soyut beyanı dışında sanık ve suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçları işledikleri hususunda cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Suça sürüklenen çocuk … Sadık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinselistismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Savunma, olayın intikal şekli ile zamanı ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik eylemlerini cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde ise aynı Kanunun 109/1. maddesi yerine 109/2. maddesinin uygulanması suretiyle cezaların fazla tayini,
Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun raporlarında suça sürüklenen çocuğun eyleminin mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmayı arttırdığının bildirilmesi karşısında, eyleminin mağdurenin ruh sağlığını ayrıca bozmadığı anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin tatbikine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mağdure 29.05.2009 tarihli mahkeme beyanında sanık … ile bir kez ilişkiye girdiğini ifade etmesi karşısında, yeterli delil bulunmadığı halde sanık hakkında TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2017 gün ve 2014/696 Esas, 2017/75 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar Barış ve Yiğit’in içinde bulundukları sosyal ortam, eğitim düzeyleri ve kişisel özellikleri gözetildiğinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı hal olmaksızın cinselilişkiye girmeleri sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulacağını öngöremeyecekleri ve TCK’nın 23. maddesi gereğince ortaya çıkan bu ağır neticede taksir derecesinde dahi kusurlarının bulunmaması sebebiyle cezalarında TCK’nın 103/6. maddesi ile arttırım yapılamayacağı, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun raporlarında sanık ve diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerinin mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmayı arttırdığının bildirilmesi karşısında, eylemlerinin mağdurenin ruh sağlığını ayrıca bozmadığı anlaşıldığından, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.