NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA

Türk Ceza Kanun’da yer alan bu suç, vücut dokunulmazlığına karşı işlenmiş suçlar arasında yer almaktadır.

Bu suç normal kasten yaralamadan daha ağır şekilde bir yaralanmaya sebep olan kişiler hakkında verilecek cezayı düzenlenmektedir.

 

Neticesi Sebebiyle Ağırlamış Yaralam Suçunun Cezası:

 

Öncelikli olarak :

Kasten yaralama fiili, mağdurun;

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

Konuşmasında sürekli zorluğa,

Yüzünde sabit ize,

Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, kasten yaralama maddesindeki belirlenen ceza, bir kat artırılır.

 

İkinci Olarak:

Kasten yaralama fiili, mağdurun;

İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

Yüzünün sürekli değişikliğine,

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır.

 

Üçüncü Olarak:

Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

 

Kasten Yaralama Sonucu Ölüm Meydana Gelmişse:

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, kasten yaralama suçunun basit haline giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar nitelikli hallerinde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ Yaralamada Görevli Mahkeme

Bu suçlarda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

 

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA Suçu Avukatı

Bu suçlarda en iyi ceza avukatı güvendiğiniz ceza avukatıdır düşüncesiyle bir avukat tercih etmeniz sizin yararınıza olacaktır. Bu suçlarda Mersin Ceza Avukatı olarak yargılama aşamasında savunma olarak veya müşteki olarak sizi temsil ediyoruz.

 

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI:

  1. Ceza Dairesi  

       

2018/5889 E.  ,  2019/238 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Olası kastla çocuğunu öldürme
HÜKÜM : TCK’nin 82/1-d-e, 21/2, 62/1, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in,…’e karşı karşı eyleminin sübutu kabul, takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay gecesi evde eşi ile birlikte bulundukları sırada …’in beşiğinde uyurken uyandığı ve ağlamaya başladığı, sanık …’in çocuğun yanına gittiği, susması için ölene tokat attığı, ancak …’in susmadığı, daha fazla ağlamaya başladığı, buna sinirlenen sanık …’in maktulü kucağına alıp susturmaya çalıştığı, susmayınca da sinirlenip yakınında bulunan kanepenin üzerine fırlattığı, …’in kanepenin sırt yaslanacak bölümüne çarpıp beton zemine düştüğü ve Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığınca yapılan klasik otopsi sonucu düzenlenen 29/06/2015 tarihli raporda bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği olayda,
1-Sanığın, bebeği kanepeye fırlatması sonucunda yere düşüp kafasını çarpabileceğini öngördüğü ancak buna rağmen eylemine devam ettiği ve ölümün bu harekete bağlı olarak gerçekleşmesi karşısında sanığın eyleminin TCK’nin 87/4. maddesinde ifade edilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna uyduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması,
Kastı ve iradesinin bebeği öldürmeye yönelik olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gibi, eylemin ölümle sonuçlanmasının da mutlak olmadığı, bu itibarla;
2-24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Usul ve yasaya aykırı olup, bu itibarla sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 23/01/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.