İNANÇ, DÜŞÜNCE VE KANAAT HÜRRİYETİNİN KULLANILMASINI ENGELLEME SUÇU

İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu, Türk Ceza Kanun’unda Hürriyete Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenen suçlardandır.

 

Suçun Tanımı:

Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi bu suçtan dolayı cezalandırılır.

 

Suçun Cezası:

İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunu işleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Suçun Nitelikli Halleri:

Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezaya hükmolunur.

Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye k bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Mersin Avukatlar:

Avukat Barosu kavramı, avukatların baroya kayıtlı olma zorunluluğu vardır. Baroya kayıtlı olmadan avukatlık yapmak mümkün değildir. Mersin Barosu Avukatı olarak Mersin’de faaliyet gösteren avukat ofisimiz için avukat iletişim kısmından bizimle irtibata geçebilirsiniz.

 

İLGİLİ YARGITAY KARARI:

  1. Ceza Dairesi        

 2017/21663 E.  ,

2018/5883 K.

“İçtihat Metni”

İhbarname No : KYB – 2017/58953

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 119/1-c, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.660,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair MANİSA 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli ve 2014/619 esas, 2016/671 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 119 uncu maddesinde yer alan ”(1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasınıengelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının; a) Silâhla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, birden fazla kişi ile birlikte işlenmesinin cezanın artırım nedeni olarak kabul edileceği suçlar arasında mala zarar verme suçunun yer almadığı gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca cezadan bir kat artırım yapılmak sureti ile fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.10.2017 gün ve 4714 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2017 gün ve KYB/2017-58953 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu yönünden uygulama olanağı bulunmayan TCK.nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2016 gün, 2014/619 esas, 2016/671 sayılı kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, mala zarar verme suçundan kurulan hükümden TCK’nın 1191-c. maddesi ile artırım yapılmasına ilişkin 2. paragrafın çıkartılmasına, TCK.nun 31/3. maddesi uygulanarak belirlenen 160 gün adli para cezasının 106 gün adli para cezasına, aynı yasanın 62. maddesi uygulanarak belirlenen 133 gün adli para cezasının 88 gün adli para cezasına, TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca, belirlenen gün sayısının adli para cezasına çevrilmesi sonucu hükmedilen 2660 TL’nin 1760 TL’ye indirilmesine, hükmün diğer hükümlerin aynen korunmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.