KASTEN YARALAMA SUÇU

Mersin Avukat Halil BAKIRCI

Adaletin İçin

Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nda vücut dokunulmazlığına yönelik suçların altında işlenen suçlarda arasında yer almaktadır.

Suçun Faili :

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi olarak faili gösterilmektedir.

 

Suçun Cezası :

Kasten yaralama suçunun failine bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Cezanın Arttırılması Nedenleri:

Kasten yaralama fiilinin kişi  üzerindeki  etkisinin basit  bir  tıbbî  müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Kasten yaralama suçunun;

Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

Silahla,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 

Kasten Yaralama Suçunda Şikayet:

Kasten yaralama suçunun basit hali şikayete tabi suçlar arasından yer almaktadır. Yukarıda sayılan kasten yaralamanın nitelikli halleri şikayate tabi olmaksızın re’sen soruşturma başlatılacak suçlar arasında yer almaktadır.

 

Görevli Mahkeme:

Bu suçlarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

 

Kasten Yaralama Suçu Avukatı:

Bu suçlarla alakalı olarak Mersin Ceza Avukatı olarak hizmet veren ofisimiz sizin hak kaybına uğramamanız ve hakkınızın kaybolmaması için savunma makamı olarak sizi temsil etmektedir.

 

 

İLGİLİ KARARLAR:

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yaralama
HÜKÜM : 1- Sanıklar …,… ve … hakkında;
Katılan …’ye yönelik kasten yaralama eylemleri için TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1, 53/1, 54. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası,
2- Sanık … hakkında;
Katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama eylemi için TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/1-2, 52/4. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası (iki kez).

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanık … hakkında katılanlar … ve …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen doğrudan adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükümleri, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK’un 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin nitelikte olup temyiz kabiliyetleri bulunmadığından, katılanlar Abdullah ve Ahmet vekilinin bu suçlara yönelen temyiz taleplerinin; CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Katılan …’nin 28.05.2018 tarihli dilekçesinde 2014/35 karar sayılı mahkeme hükmü ile bu dosyanın birlikte incelemesini talep ettiği anlaşılmakla; 2014/35
karar sayılı dosyanın daha önce Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından yaralama suçuna hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar…, … ve…’in mağdur …’e yönelik kasten yaralamasuçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin; sübuta, sanıkların iştirak iradeleri olmadığına, ağır haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’un 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK’nin 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 23/01/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.