İNSAN KAÇAKÇILIĞI SUÇU:

Mersin Avukat Halil BAKIRCI

Adaletin İçin

İnsan kaçakçılığı suçu Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ağır cezayı gerektiren suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle iyi bir ceza avukatı ile takip edilmesi suçu işlendiği iddia olunan kişiler açısından yararlı olacaktır.

İnsan Kaçakçılığı Suçunun Oluşmasının Şartlar:

Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimse olarak tanımlanmıştır.

 

İnsan Kaçakçılığı Suçunun Cezası:

Bu suçıu işleyen kişiler hakkında sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.

 

Görevli Mahkeme:

Bu suçlardan dolayı yargılanması yeri ağır ceza mahkemesinde görülen bir dava türüdür.

 

Suçun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi:

Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

 

Mağdurun Rızası :

Yukarıda sayılan amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.

 

18 Yaşından Küçüklerin Kaçırılması:

Onsekiz yaşını doldurmamış olanların yukarıda belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

 

AĞIR CEZA AVUKATI

Bu suçlardan dolayı işlenen suçlarda alanında Mersin Hukuk Bürosu olarak, Mersin Ceza Avukatı alanında ile temsil edilmek kişinin yararına olacaktır.

En iyi ceza avukatı sizin en güvendiğiniz avukattır.

 

 

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

  1. Hukuk Dairesi         2016/5141 E.  ,  2019/663 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki insan kaynakları yönetimine ilişkin sözleşmenin personel desteği hükümlerine göre müvekkilinin verdiği hizmetle davalı şirkette çalışmaya başlayan … ile ilgili olarak düzenenlenen 31.860,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından müvekkiline ödenmemesi üzerine başlatılan … takibinin davalı borçlunun itirazı ile durduğunu ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline ve likit olan alacak için % 20 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin …ile … görüşmesini birebir kendisinin yaparak işe aldığı halde bu işe alım ile hiçbir ilgisi olmayan davacının haksız yere aracılık bedeli talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın dava ve takip konusu yapılan fatura içeriği olan alacağı kanıtlayamadığı dava dışı …’in davalı şirkette işe alınmasında aracılık ettiğini sunduğu delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.