EVLENMENİN HUKUKİ GEREKLİLİKLERİ

 

EVLENMENİN MADDİ ŞARTLARI

Medeni Kanunumuz, evlenmenin maddi şartlarını ‘’evlenme ehliyeti ve engelleri’’ olarak iki kısımda ele almıştır. Olumlu şartlar, evlenme ehliyeti, olumsuz şartlar ise evlenme engelleri olarak isimlendirilmiştir.

A)EVLENME EHLİYETİ

Evlenme, medeni hukuk sözleşmesi olduğu için sözleşmenin kurulabilmesi için evlenecek olan kişilerin evlenmeye ehil olmaları gerekir. Yani evlenme ehliyetlerinin olması gerekir.

Evlenmeye ehil sayılabilmeleri için de ayırt etme gücüne sahip olmaları ve kanunun öngördüğü evlenme yaşına erişmiş bulunmaları şarttır. Öte yandan evlenmek isteyen kişiler ayırt etme gücüne sahip ve küçük veya kısıtlı iseler; ek olarak yasal temsilcilerinin izninin de bulunması gerekir.

Evlenme ehliyetinin şartlarını, ‘’ayırt etme gücü’’, ‘’evlenme yaşı’’, ‘’yasal temsilcinin izni’’ olarak üçe ayırabiliriz.

1-Ayırt Etme Gücü

Medeni Kanunumuz 125.maddesinde ‘’ayırt etme gücüne sahip olamayanlar evlenemez’’ diyerek ayırt etme gücünün evlenme için gerekli şartlar arasında saymıştır.

Ayırt etme gücünde önemli olan evlenme töreninin yapıldığı sırada ayırt etme gücüne sahip bulunulmasıdır.

Ayırt etme gücünden yoksunluk, sürekli veya geçici olabilir.

Sürekli yoksun bulunan kişiler hiçbir şekilde evlenemez; fakat nasıl olmuş da evlenmişlerse, bu evlenme mutlak butlanla sakattır. Mutlak butlan da en ağır yaptırımdır.

Evlenme sırasında ayırt etme gücünden geçici olarak yoksun bulunuluyorsa, yapılmış olan bu evlenme nisbi butlanla sakattır.

2-Evlenme Yaşı

Geçerli bir evlenmenin olabilmesi için, evlenecek kişilerin sadece ayırt etme gücüne sahip olmaları yetmez, aynı zamanda kanunun belirlediği evlenme yaşına erişmiş olmaları gerekmektedir.

a)Olağan Evlenme Yaşı : Medeni Kanunumuzun 124.maddesine göre ‘’ erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez’’

b)Olağanüstü Evlenme Yaşı : Olağanüstü durum ve pek önemli sebebin varlığı, evlenme için belirlenen olağan yaş sınırını doldurmamış kişilerin evlenmesini zorunlu kılabilir. Kanun koyucumuz bu gibi durumları da göz önünde bulundurarak Medeni Kanun’un 124.maddesine bir hüküm daha eklemiştir.’’ … hakim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.’’ demiştir.

3-Yasal Temsilcinin İzni

Tam ehliyetliler, hiçkimsenin iznine muhtaç olmaksızın evlenebilirler. Fakat sınırlı ehliyetsizler için durum biraz daha farklıdır. Ayırt etme gücüne sahip küçükler, olağan evlenme yaşını doldurmuş olsalar bile, henüz ergin olmadıklarından dolayı kendi başlarına evlenemezler.

Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların evlenebilmesi için yasal temsilcilerinin izin vermesi gerekir.

Küçükler, ayırt etme gücüne sahip olup olağan evlenme yaşına eriştiklerinde ancak ana ve babalarının veya vasilerinin izni ile evlenebilirler. ( TMK md.126)

Olağan evlenme yaşına erişmiş olan bir küçük, TMK md.12 uyarınca mahkeme tarafından ergin kılınmış ise, ana ve babasının iznine muhtaç olmadan evlenebilir. Bu iznin ana ve babanın birlikte vermiş olması gerekmektedir.

Kısıtlıların evlenmeleri de TMK md.127 gereği yasal temsilcilerinin, yasal vasilerinin iznine bağlıdır. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar ancak vasilerinin izniyle evlenebilirler.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin iznini almadan evlenirlerse, yasal temsilciler ‘’ evlenmenin iptali davası ‘’ açmak suretiyle bu evliliği ortadan kaldırabilirler (TMK md. 153/I)

B)EVLENME ENGELLERİ

Evlenmenin geçerli bir şekilde yapılabilmesi için, evlenecek olan kişilerin evlenme ehliyetine sahip olmalarının yanında, ortada bir evlenme engelinin de bulunmaması gereklidir.

Evlenme engellerinin bir kısmı evlenmenin hükümsüzlüğünü doğururken bir kısım evlenme engelleri böyle sonuç doğurmazlar. Bundan dolayı, TMK 129 ve sonrası maddelerinde düzenlenen evlenme engellerini ‘’kesin evlenme engelleri’’ ve ‘’kesin olmayan evlenme engelleri’’ olmak üzere ikiye ayırmak gerekir.

1)Kesin Evlenme Engelleri

Kesin evlenme engelleri, evlenmenin geçerli şekilde yapılabilmesi için mutlak olarak bulunmaması gereken durumlardır. Bunlardan birinin varlığı halinde, yapılmış olan evlenme mutlak butlan yaptırımına bağlanmıştır.(TMK md.145)

Kesin evlenme engelleri; hısımlık, mevcut evlilik ve akıl hastalığı olmak üzere üç başlıkta toplanmıştır.

a)Hısımlık : Medeni Kanunumuz 129. Maddesiyle, aralarında belli derecede hısımlık bulunan kişilerin birbirleriyle evlenmesini yasaklamıştır.

Medeni Kanunumuz yasağı bütün hısımlar arasına koymamıştır. Sadece yakın hısımlar arasına koymuştur.

aa)Kan Hısımlığı : Kanunun 129.madde hükmüne göre ‘’üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenme yasaktır.’’

bb)Kayın Hısımlığı : Kayın hısımlığı, evlenme dolayısıyla eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında meydana gelen yakınlıktır. Medeni Kanunumuzun kayın hısımlığını düzenleyen 129’uncu maddesinin ikinci bendine göre ‘’ kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenme yasaktır.’’

cc)Evlenme İlişkisi : Medeni Kanunumuz 129. Maddesinin üçüncü bendinde bu konuyu düzenlemiştir. Madde hükmü ‘’ evlat edinen ile evlatlık veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında’’ evlenmeyi kesin olarak yasaklamıştır.

b)Mevcut Evlilik : Geçerli bir evlenmenin olabilmesi için, evlenecek olan kişilerin halihazırda bir evliliklerinin olmaması yani başka birisiyle evli olmamaları şarttır. Çünkü medeni kanunumuz evli olan bir kişinin ikinci bir evliliği yapmasına izin vermemektedir.

Kişinin evliliği boşanma ile sona ermişse, boşanmış olan taraflardan her biri, boşanma hükmü kesinleştikten sonra, başka birisi ile evlenebilir.

Evlenme başvurusunda bulunurken, evlenecek olan kişi, kesinleşen boşanma hükmünü evlendirme memuruna ibraz etmek zorundadır.

Kişinin evliliği eşinin ölümü sebebiyle sona ermişse, sağ kalan kadın eş, kanunda belirtilen bekleme süresine uyarak evlenebilir. Erkek eş için böyle bir bekleme süresi söz konusu değildir. Fakat kadın eş, evlendirme memurluğuna diğer eşin öldüğünü belirten ölüm belgesini ibraz etmesi gerekir.

C)Akıl Hastalığı

Medeni Kanunumuz 133’üncü maddesinde akıl hastalarının evlenebilip evlenememe konusunu ‘’ akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler’’ şeklinde düzenlemiştir. Bu madde hükmünden anlayacağımız, akıl hastalığı kural olarak kesin evlenme engellerinden biridir. Ancak tüm akıl hastalıkları için evlenme engeli geçerlidir diyemeyiz. Çünkü tüm akıl hastalıklarını kapsamamaktadır.

Doktrinde baskın olan görüşe göre, her türlü akıl hastalığı değil, sadece ‘’ evlilik birliğine zarar verecek ve kalıtım yoluyla geçecek nitelikteki akıl  hastalıkları’’ kesin evlenme engeli oluşturmalıdır.

2)Kesin Olmayan Evlenme Engelleri

Kesin olmayan evlenme engelleri, bir evlenme yapılırken bulunmamaları gerektiği halde, bulunmalarına karşın yapılmış olan bir evlenmenin butlanla sakatlanması sonucunu doğurmazlar.

Kesin olmayan evlenme engelleri, evlenmenin yapılmasına engel olsa da , evlenme yapıldıktan sonra evlenmenin geçerliliğini etkilemez, yani yapılmış olan evlenme iptal edilemez.

Kesin olmayan evlenme engellerini; ‘’bekleme süresi’’ ve ‘’bazı bulaşıcı hastalıklar’’ olarak iki başlığa ayırabiliriz.

a)Bekleme Süresi : Kanundan doğan bu bekleme süresi, önceden evli olan fakat evliliği sona ermiş olan kadınlarla ilgilidir.

Nitekim Medeni Kanunumuzun 132. Maddesine göre ‘’kocasının ölümü sebebiyle dul kalan veya boşanmış olan yahut evliliğin iptaline hükmedilmiş bulunan bir kadın; ölümünden veya boşanma ya da iptal hükmünün kesinleşmesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe tekrar evlenemez.’’

b)Bulaşıcı Hastalıklar : 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu, bazı bulaşıcı hastalıkları evlenme engeli saymıştır. Adı geçen kanuna göre, ‘’frengi, bel soğukluğu ve yumuşak şankr ve cüzzam ve akıl hastalığına yakalanmış olanların evlenmeleri yasaktır. Bu hastalıklar usulü dairesinde tedavi edilip bulaşma tehlikesi geçtiğine veya şifa bulduğuna dair tabip raporu ibraz olunmadıkça hastalığa yakalanmış olanların nikahı kıyılmaz. (md 123)

 

AVUKATLIK OFİSİ:

Mersin Avukat olarak Mersin Boşanma Avukatı hizmeti vermekteyiz. Hukuki sorunlarınızda avukat ile çalışmak her zaman sizin yararınıza olacaktır.

 

 

Av. Halil BAKIRCI