TÜRK CEZA KANUNU’NA GÖRE CEZALARIN ZAMANAŞIMI:

Mersin Avukat Halil BAKIRCI

Adaletin İçin

Türk Ceza Kanunu açıkça ifade ederek bazı sürelerin geçmesinden sonra cezaların zaman aşımına uğrayacağını ifade etmektedir.

Aşağıda yer alan sürelerin geçmesinden sonra cezalar infaz edilmez.

Cezaların Zamanaşımı Süreleri:

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.

-Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.

Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl.

Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.

Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

Geçmesiyle cezalar infaz edilmez.

Cezaların Zamanaşımının Düzenlenmesi:

Buna ek olarak Ceza Kanunu’nda yaşı küçük olanlar için de bir düzenleme getirilmiştir.

Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

Ek olarak cezaların zaman aşımı ile ilgili olarak farklı durumlar için de kurallar getirilmiştir.

Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.

Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.

 

MERSİN CEZA AVUKATI

Mersin’de profesyonel olarak Ceza Avukatı olarak hizmet veren ofisimizde bir çok hukuk mücadelesinde müvekkillerimizin haklarını korumak için faaliyetimizi sürdürdük ve sürdürmeye de devam ediyoruz.

Mersin’in en iyi ceza avukatı sizin en güvendiğiniz avukattır.

 

Av. Halil BAKIRCI

 

 

 

İLGİLİ YARGITAY KARARI:

  1. Ceza Dairesi         2017/10692 E.  ,  2018/203 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde Kanun yolu bilgilerine kısa karar ve gerekçeli kararda yer verilmemesi, bu bilgileri içeren meşruhatlı davetiyenin sanık müdafii yerine sanığa gönderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık …’in eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1 maddesi kapsamındaki tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin Mahkemece sanık hakkında mahkumiyet karar tarihi olan 10/11/2008 gününden inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.